Karanlık Mod
Açık Mod
Bugün: Eylül 10, 2026
Haziran 16, 2024

İSİMSİZ VE BELİRSİZ

doğukan akbalık şiirleri

İlk başlarda ben de öyle sanmıştım

hayat, güzel kartlar dağıtmıştı elime

Gözünün gördüğü, kulağının işittiği, kavrayabildiğin her şey

                                                                                                 senin

Evrenin tüm güzellikleri serildi önüne

gözlerini açmadın

ayakların ,istemsiz, adım atarken ileriye

aklın geriden takip etti hep

sahi

fazla mı güveniyordun kendine?

Güneş mi tam tepedeydi de

gözükmüyordu gölgeler

ya da

toyluğuna mı aldandın?

Büyük konuştuğun vakitler mi çoktu da

her “yapmam” dediğini

hep “layıkıyla” yaptın

Hayat, henüz izlemediğim bir film. Senaryosu değişken ve oyuncular bıçak üstünde. Film, filmi çevirenden bağımsız eski-yeni bir tiyatro. Perdelere ayrılmış sırasıyla devredilen bölümler. Roller belirsiz, suflör kayıp. Seyirci mi? Filmin ta kendisi. İtildin sahneye ve koşturuyorsun peşi sıra. Ne yapacağından habersiz dönüp dolaşıyorsun adeta.

Mayıs 2024 – Antalya

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Takvim

Eylül 2026
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

SON GÖNDERİLERİM Blog

Ni Setarcos Isamnuvas - Akbalik Himself

NI SETARCOS ISAMNUVAS

Antik çağlarda bir ülkede, halk tarafından tanınmış bir politikacının, bir o kadar ünlü şair dostunun mahkemesinde yaptığı konuşmadan bir kesit. Bir ihtimal, belki de, halk tarafından tanınmış bir şairin, bir o kadar
apokrifler

APOKRİFLER – I

“Her gece kafamın içinde apar topar bir mahkeme kuruluyor. Hakiminden savcısına, davacısından izleyenlere, hatta mübaşir bile bana karşı ön yargılı gibi. Haksız da sayılmazlar üstelik. Karşı tarafın sunduğu iddialar ve onları destekleyen
Böyle Buyurdu Berduşt

BÖYLE BUYURDU BERDUŞ

Dışarıdan bakanlar bunları görmeyecek bile. Çünkü genç arkadaşım, unutma: Herkes gemiye bakar, gerisi kaptanın hikayesi. Sevgi diyorlar ya da “ilişki”. İki güzel söz, hafif bir pohpohlama ya da karşındakini arzuladığını belirtmekten beslenen
İlk Tezgah - Akbalik Himself

İLK TEZGAH

Kundu esnafı, kaldırımlara – adeta şehrin rastgele bir yerinde denk gelebileceğiniz sosyete pazarları gibi- mallarını yığmıştı. Onlarca esnaf, envai çeşit ürün, havada uçuşan kotlar, esnafların atışmaları, birbirlerine girmiş diller ve atılan tezgahlar...
Geçmiş - Akbalik Himself

GEÇMİŞ

Ne anlatmak istiyorsun (diye soruyorum kendime)ben’im, ben’i, bana anlatmak istiyorummamafih zor epeyepeyce birikmiş ve tortullaşmış anılarsuyu kirletmekle kalmadığı gibidoldurmuş posa ile delakin bunu bile bırakmışım gerideörmüşüm tuğlalar bir bir, her gün,eksiğimi tamamlamış,
Diderot Etkisi - Akbalik Himself

DIDEROT ETKİSİ

Günümüz tüketimine bir de bu açıdan bakmak gerekiyor diye düşünüyorum. Eğer arkanızda size 50 yıllık maaşınızı yekten verecek ve kalçasına şaplak atmanıza ses etmeyecek bir İmparatoriçe yoksa, biraz daha dikkatli olun ve
Apokrifler - III

APOKRİFLER – III

İçimi kurcalayan şeyler var. Sanki bir şeyler yolunda gitmiyor ve bir yerlerde yanlış yapıyorum. Hatalarım bilinçsiz de değil üstelik. Gayet de farkındayım. Kendi döngün ve gerçekliğin içinde hapsolma durumu olsa gerek. Labirenti

Bunu atlamayın

Dolunay - Doğukan Akbalık

DOLUNAY

Bulutsuz ve yıldızsız bir gecenin Ay’ıSokakta yalnız yürüyen beni selamlar
Kısa'lar VI - Doğukan Akbalık

KISA’LAR – VI

DENEME – IIIÖlmeyeceğini düşünme, kaçış yok eceldenİçerken şarabı, alay etmek